Ekstrüzyonlu Finli Boru İmalatı
Ekstrüzyonlu finli boru imalatı, boru ile fin yapısının özel bir üretim yöntemiyle bir araya getirilerek hava ve gaz tarafında genişletilmiş ısı transfer yüzeyi oluşturulmasını sağlayan boruların üretim sürecidir.

Bir sanayi tesisinde yüksek sıcaklıkla çalışan fırın, kazan ve proses hatlarından çıkan gazların önemli bir kısmı doğrudan atmosfere bırakıldığında kullanılabilir enerji de sistemden uzaklaşır. Atık ısı geri kazanımı, bu kaynağı yeniden proses içerisine kazandırarak aynı enerji girdisinden daha fazla fayda elde edilmesini sağlayan mühendislik yaklaşımıdır. Eşanjör, ekonomizer, reküperatör ve spir sistemleri, farklı proses koşullarındaki atık ısının değerlendirilmesi için kullanılabilecek başlıca ısı transfer çözümleri arasında bulunur. Ancak doğru ekipmanı belirlemek yalnızca atık gazın sıcaklığına bakılarak yapılamaz; debi, gaz bileşimi, partikül miktarı, hedeflenen sıcaklık ve basınç kaybı gibi verilerin birlikte incelenmesi gerekir. Üçgen Enerji Sistemleri Ve Mühendislik Mak. San. Tic. Ltd. Şti., eşanjör, ekonomizer, serpantin ve enerji geri kazanım ekipmanları üretimindeki deneyimiyle proses şartlarına uygun ısı transfer çözümlerinin tasarlanmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirmektedir.
Atık ısı geri kazanımı, proses sonunda ortaya çıkan sıcak gaz veya akışkan içerisindeki enerjinin başka bir noktada tekrar kullanılmasını sağlar. Örneğin yüksek sıcaklıktaki baca gazı, doğrudan dış ortama gönderilmek yerine besi suyunun, proses havasının veya başka bir akışkanın ön ısıtılmasında değerlendirilebilir. Böylece söz konusu akışkanı istenen sıcaklığa ulaştırmak için dışarıdan verilmesi gereken enerji miktarı azaltılabilir. Sistemin sağlayacağı fayda, geri kazanılabilecek ısı miktarı ile bu enerjinin tesiste ne kadar verimli kullanılabildiğine bağlıdır.
Bu nedenle atık ısı geri kazanım projesinin ilk adımı mevcut enerji akışının belirlenmesidir. Atık gazın sıcaklığı kadar debisi ve çalışma süresi de hesaplamaya dahil edilmelidir. Sürekli çalışan bir proses ile dönemsel çalışan bir hattın geri kazanım potansiyeli aynı olmayabilir. Kullanılabilir ısının hangi noktada değerlendirileceği belirlendiğinde uygun ekipman tipi ve kapasitesi daha doğru şekilde ortaya çıkar.
Eşanjörler, sıcak ve soğuk akışkan arasında doğrudan karışma olmadan enerji aktarımı gerçekleştiren ısı transfer ekipmanlarıdır. Atık ısı uygulamalarında sıcak tarafta baca gazı, sıcak yağ, proses akışkanı veya başka bir ısı kaynağı bulunabilirken soğuk tarafta ısıtılması gereken su, hava ya da proses sıvısı yer alabilir. Isı, iki akışkan arasındaki sıcaklık farkından yararlanılarak eşanjör yüzeyi üzerinden aktarılır. Bu yöntem, proses içerisinde zaten mevcut olan enerjinin başka bir kullanım noktasına taşınmasına imkân verir.
Eşanjörün kapasitesi belirlenirken yalnızca yüzey alanına bakmak yeterli değildir. Akışkanların giriş ve çıkış sıcaklıkları, debileri, özgül ısıları, basınçları ve kirlenme özellikleri birlikte değerlendirilir. Borulu, plakalı veya spiral yapılar arasından seçim yapılırken atık akışkanın fiziksel ve kimyasal özellikleri de hesaba katılır. Böylece ekipmanın mevcut tesise uyumu ve uzun süreli çalışma koşulları daha sağlıklı biçimde değerlendirilebilir.
Ekonomizer, özellikle kazan ve benzeri sistemlerden çıkan sıcak baca gazının enerjisinden yararlanarak besi suyu veya başka bir uygun akışkanı ön ısıtmak amacıyla kullanılan ısı geri kazanım ekipmanıdır. Baca gazında kalan ısının suya aktarılması, suyun sonraki ısıtma aşamasında ihtiyaç duyacağı enerji yükünü düşürebilir. Bu çalışma prensibi, yakıtla üretilen enerjinin daha yüksek oranda proses içerisinde değerlendirilmesine yardımcı olur. Ekonomizer tasarımının temelinde sıcak gaz ile ısıtılacak akışkan arasındaki enerji dengesinin doğru kurulması bulunur.
Baca gazının sıcaklığı düştükçe yoğuşma ihtimali ve korozyon riski de tasarım açısından önem kazanabilir. Gaz içerisinde bulunan partiküller ise ısı transfer yüzeylerinde birikerek performans kaybına neden olabilir. Bu nedenle ekonomizer seçiminde yalnızca teorik kapasite değil, temizlik ihtiyacı, malzeme dayanımı ve izin verilen basınç kaybı da incelenmelidir. Uygun tasarlanan bir ekonomizer, kazan sisteminin enerji kullanımını daha verimli hale getiren tamamlayıcı bir ekipman olarak görev yapabilir.
Reküperatörler, sıcak egzoz gazının taşıdığı enerjiyi sisteme alınan temiz hava veya başka bir gaz akımına aktararak ön ısıtma gerçekleştiren ısı geri kazanım sistemleridir. Özellikle yüksek sıcaklıkla çalışan fırınlarda yanma havasının önceden ısıtılması, yakıtın yanma sürecinde daha verimli değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Sıcak gazın enerjisi atmosfere tamamen bırakılmadan önce tekrar prosesin içerisine yönlendirilmiş olur. Böylece fırının ihtiyaç duyduğu sıcaklık seviyesine ulaşmak için gerekli enerji dengesi değişebilir.
Reküperatör seçiminde proses sıcaklığı en önemli tasarım verilerinden biridir. Bunun yanında sıcak gazın debisi, bileşimi, partikül miktarı ve temiz hava tarafındaki çalışma koşulları da incelenmelidir. Yüksek sıcaklık nedeniyle kullanılacak malzemelerin termal dayanımı ve uzun süreli çalışma davranışı önem kazanır. Gaz tarafında oluşabilecek basınç kaybı da fan ve baca sistemiyle birlikte değerlendirilerek ekipmanın mevcut hatta uygunluğu belirlenmelidir.
Spir sistemleri, spiral akış kanallarından yararlanarak iki farklı akışkan arasında ısı transferi gerçekleştiren kompakt çözümler sunar. Spiral geometri, belirli uygulamalarda geniş bir ısı transfer yüzeyinin daha sınırlı bir hacim içerisinde kullanılmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle alan kısıtının bulunduğu veya iki akışkanın kontrollü biçimde birbirine yakınlaştırılması gereken bazı proseslerde değerlendirilebilir. Spir eşanjör yapısının uygunluğu ise doğrudan akışkanların özellikleri ve proses şartlarıyla ilişkilidir.
Atık ısı geri kazanımında spir sistemleri değerlendirilirken sıcaklık farkı, debi, viskozite ve kirlenme eğilimi birlikte incelenmelidir. Özellikle içerisinde partikül veya yoğun kirletici bulunan akışkanlarda yüzey temizliği ve bakım yöntemi tasarımın önemli parçaları haline gelir. Spiral kanal geometrisinin sağlayacağı avantaj, ekipmanın proses koşullarına uygun şekilde boyutlandırılmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle spir sisteminin seçimi, yalnızca kompakt bir ekipman arayışıyla değil, ısı transfer hesabı ve işletme koşullarıyla birlikte yapılmalıdır.
Geri kazanım ekipmanının gerekli ısı transfer yüzeyi, sıcak ve soğuk akışkan tarafındaki enerji ihtiyacına göre hesaplanır. Sıcak akışkanın ne kadar enerji kaybedebileceği ile soğuk akışkanın ne kadar enerji kazanması gerektiği arasında bir denge kurulması gerekir. Giriş ve çıkış sıcaklıkları bu hesabın temelini oluştururken akışkanların debileri ve termofiziksel özellikleri de sonuç üzerinde belirleyici olur. Tasarımın amacı yalnızca yüksek yüzey alanına ulaşmak değil, gerekli kapasiteyi uygun basınç kaybı ve çalışma koşulları içerisinde elde etmektir.
Isı transfer yüzeyinin belirlenmesinde kirlenme payı da önem taşır. Özellikle baca gazı ile çalışan ekipmanlarda zaman içerisinde yüzeylerde birikim meydana gelebilir. İlk tasarımda bu durumun hesaba katılması, ekipmanın işletme dönemindeki performansının korunmasına yardımcı olur. Yüzey alanı gereğinden fazla büyütüldüğünde ise ekipmanın maliyeti ve akış direnci artabileceğinden termal ve mekanik hesapların birlikte yapılması gerekir.
Baca gazının sıcaklığı yüksek olsa bile debi düşükse geri kazanılabilecek toplam enerji miktarı sınırlı kalabilir. Buna karşılık daha düşük sıcaklıkta fakat yüksek debide çalışan bir gaz hattı da önemli miktarda enerji taşıyabilir. Bu nedenle atık ısı geri kazanım hesabında sıcaklık ve debi birlikte ele alınmalıdır. Özellikle üretim kapasitesinin değiştiği tesislerde baca gazı debisinin çalışma aralığı belirlenerek ekipmanın farklı işletme koşullarındaki davranışı değerlendirilmelidir.
Debi bilgisi aynı zamanda eşanjör veya ekonomizer içerisindeki akış hızının belirlenmesinde kullanılır. Çok düşük hızlar ısı transfer performansını olumsuz etkileyebilirken yüksek hızlar basınç kaybını ve bazı mekanik riskleri artırabilir. Reküperatörlerde de sıcak gaz ve hava debileri arasındaki ilişki sistemin termal performansını doğrudan etkiler. Bu nedenle güvenilir ölçüm verileri, doğru boyutlandırılmış bir geri kazanım sistemi için temel girdilerden biridir.
Atık gazın içerisinde bulunan toz, kül, kurum, yağ veya kimyasal bileşenler ısı transfer yüzeylerinin zamanla kirlenmesine neden olabilir. Yüzeyde oluşan tabaka kalınlaştıkça ısının diğer akışkana aktarılması zorlaşır ve ekipmanın performansı düşebilir. Bazı gaz bileşenleri ise uygun sıcaklık koşullarında yoğuşarak korozyon riskini artırabilir. Bu nedenle ekipman malzemesi ve geometrisi belirlenirken gazın kimyasal özellikleri mutlaka değerlendirilmelidir.
Kirlenme riski yüksek uygulamalarda bakım ve temizlik yöntemi projenin ilk aşamasında planlanmalıdır. Borulu eşanjörlerde erişilebilir boru yüzeyleri mekanik temizlik açısından avantaj sağlayabilirken farklı konstrüksiyonlarda farklı bakım yöntemleri gerekebilir. Ekonomizer ve reküperatörlerde temizleme bağlantıları veya bakım erişimi tasarımın bir parçası olarak düşünülebilir. Amaç, ekipmanın yalnızca ilk devreye alma döneminde değil, uzun süreli işletmede de kabul edilebilir ısı transfer kapasitesini korumasıdır.
Her ısı transfer ekipmanı akışkanın ilerlediği hat üzerinde belirli bir direnç oluşturur. Atık gaz tarafında oluşan bu direnç, mevcut fanın veya baca çekiş sisteminin çalışma koşullarını değiştirebilir. Isı transfer yüzeyini artırmak için çok sıkışık bir tasarım yapılması, teorik olarak kapasiteyi yükseltse bile gaz tarafındaki basınç kaybını kabul edilemeyecek seviyelere çıkarabilir. Bu nedenle enerji kazanımı ile sistemin ihtiyaç duyduğu yardımcı enerji arasında denge kurulmalıdır.
Özellikle mevcut bir tesise sonradan geri kazanım ekipmanı eklenecekse fan kapasitesi ve mevcut baca hattı incelenmelidir. Ekipmanın oluşturacağı basınç kaybının mevcut sistem tarafından karşılanıp karşılanamayacağı mühendislik hesabıyla ortaya konabilir. Gerektiğinde fan kapasitesi, kanal kesiti veya ekipman geometrisi yeniden değerlendirilebilir. Böyle bir yaklaşım, enerji geri kazanımı sağlarken üretim hattının çalışma düzeninin bozulmasını önlemeye yardımcı olur.
Bir geri kazanım yatırımının ekonomik potansiyelini belirlemek için öncelikle kullanılabilir ısı miktarının hesaplanması gerekir. Bunun için sıcak akışkanın debisi, giriş sıcaklığı, hedef çıkış sıcaklığı ve özgül ısısı gibi veriler kullanılır. Elde edilen teorik enerji miktarı, ekipmanın gerçek çalışma koşulları ve ısı transfer verimi dikkate alınarak değerlendirilir. Böylece tesisin hangi miktarda enerjiyi yeniden kullanabileceğine ilişkin daha gerçekçi bir tablo oluşturulabilir.
Geri kazanılan enerjinin hangi noktada kullanılacağı ekonomik hesabın ikinci aşamasıdır. Örneğin sıcak su ihtiyacının karşılanması, besi suyunun ön ısıtılması veya yanma havasının sıcaklığının yükseltilmesi birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir. Yıllık çalışma süresi ve enerji maliyetleri de yatırımın geri dönüş hesabına dahil edilir. Bu nedenle ekipman seçimi yapılırken yalnızca satın alma bedeline değil, uzun vadeli enerji kazanımına ve işletme giderlerine de bakılmalıdır.
Atık ısı geri kazanımı, tek bir standart ekipmanla bütün tesislere uygulanabilecek bir işlem değildir. Her prosesin sıcaklık seviyesi, akışkan yapısı, enerji ihtiyacı ve mekanik koşulları farklıdır. Üçgen Enerji Sistemleri Ve Mühendislik Mak. San. Tic. Ltd. Şti., 1999 yılından bu yana eşanjör ve enerji geri kazanım ekipmanları alanında faaliyet göstererek farklı endüstriyel ihtiyaçlara yönelik üretim gerçekleştirmektedir. Firma bünyesinde eşanjör, serpantin, ekonomizer, ısı geri kazanım cihazları ve çeşitli ısı transfer ekipmanları üzerine çalışmalar yürütülmektedir.
Şirketin Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan 10.000 m² üretim alanı, endüstriyel ekipmanların üretim süreçlerinin yürütülmesine yönelik altyapı sunmaktadır. ISO 9001:2015 kalite yönetim sistemi de üretim süreçlerinin belirli kalite kriterleri doğrultusunda takip edilmesini destekleyen kurumsal bir yapı sağlar. Eşanjör, ekonomizer, reküperatör veya spir sisteminin belirlenmesinde proses verilerinin doğru analiz edilmesi, ekipmanın yalnızca teknik olarak çalışmasını değil, tesisin enerji ihtiyacına gerçek anlamda karşılık vermesini hedefleyen bir yaklaşım oluşturur.
Atık ısı geri kazanımında doğru ekipman seçimi, sıcaklık değerinin tek başına değerlendirilmesiyle yapılamaz. Atık gazın debisi, kimyasal yapısı, partikül miktarı, çalışma süresi ve basınç koşulları ile birlikte ısıtılacak akışkanın özellikleri incelenmelidir. Elde edilen veriler doğrultusunda eşanjör, ekonomizer, reküperatör veya spir sistemlerinden hangisinin daha uygun olduğu belirlenebilir. Böylece ekipmanın kapasitesi, ısı transfer yüzeyi, malzemesi ve akış düzeni gerçek proses ihtiyacına göre şekillendirilebilir.
Üçgen Enerji Sistemleri, enerji geri kazanımına konu olan prosesin teknik verileri üzerinden uygun ısı transfer çözümünün oluşturulmasına yönelik mühendislik çalışmaları gerçekleştirebilir. Özellikle mevcut tesislerde sıcaklık, debi ve basınç ölçümlerinin sağlıklı şekilde toplanması tasarım sürecini güçlendirir. Geri kazanılabilecek enerjinin nerede kullanılacağının önceden belirlenmesi de yatırımın teknik ve ekonomik açıdan değerlendirilmesini kolaylaştırır. Üretim hattınızda atmosfere bırakılan sıcak gaz veya başka bir kullanılmayan ısı kaynağı bulunuyorsa, bu kaynağın ölçülmesi ve mühendislik hesabına dönüştürülmesi atık ısı geri kazanımı için en doğru başlangıç olacaktır.